Özcan Mutlu Özünlü

Uuu beybi...

Sevgili Makina Mühendisi Aday Adayı

sevgilimakinamuhendisiadayadayiSevgili makina mühendisi aday adayı... Bu yazımda sana bu bölümün insani ve hayvani yönlerini tüm çıplaklığıyla anlatacağım, hazır mısın? 

Sevgili liseli dostum... Biliyorum, yakında hayatınla ilgili önemli bir seçim yapacaksın. Neye göre seçeceksin bunu? Puana göre mi? İdeallerine göre mi? Babanın isteklerine göre mi? Neye göre? Ben ODTÜ'yü idellerime göre, makina mühendisliğini de hem puanıma göre hem de babamın isteğine göre seçtim. 5 tercih yaptım, hepsi de ODTÜ'ydü. Makina mühendisliği ise elektrik-elektronikten sonraki ikinci tercihimdi. Peki neden ilk sırada elektrik-elektronik vardı da ne bileyim endüstri mühendisliği yoktu, bilgisayar mühenisliği yoktu? Bunlar ideallerim değil miydi? İşletme neden üçüncü sıradaydı? Anlatayım...

Sevgili üniversite adayı cengaver arkadaşım... Üniversite sınavına girdiğinde afedersin mal gibi oluyorsun. Ne istediğini bilmiyor, kendini tanımıyorsun. İş hayatıyla ilgili hiçbir bilgin yok. Konservatuar okuyup da oyuncu olmak da bir tercih, fizik okuyup laboratuarda hayat geçirmek de bir tercih, avukat olup topuktan vurulmak da bir tercih. Sonuç olarak üniversite tercihlerini çevre ve aldığın puan belirliyor. Ben işletme işletme diye tutturmuştum. Bankacı olan babam da bana "sana torpil falan bulamam, mühendis ol, özel sektörde kendi kendine iş bul" dedi. Çok da iyi demiş. Büyüklerin dediklerine kulak asmakta fayda var. 

Bilgisayar ya da endüstri mühendisliği yazmamamın bir nedeni gelecek puanımın zaten onları tutmuyor olmasıydı. Puanım tutsa bile ben endüstri mühendisliğini de, bilgisayar mühendisliğini de, elektrik-elektronik mühendisliğini de, makina mühendisliğini de, inşaat mühendisliğini de, kısaca hiçbirini bilmiyordum. Ben neyi sevebilirdim, neyi yapabilirdim, hangisi bana uygundu hiçbir fikrim yoktu. Herhangi bir yönlendirilmeye tabi tutulmadım bu aşamada. Belki de okulda testler yapılsaydı, rehberlik uzmanları bize yol gösterselerdi bende de ODTÜ takıntısı olmaz, mizacıma uygun bir meslek seçerdim. Şimdi düşünüyorum da makina mühendisliği aslında benim karakterime çok da uygun bir meslek değil ama Türkiye şartlarında, profesyonel bir yönlendirme olmadan yapılabilecek en iyi tercihlerden birisi olduğu da bir gerçek.

Makina mühendisliği Türkiye'de en geçerli mesleklerden birisi. İş bulma sıkıntın olmaz canım liselim. Bu, bu bölümün en ama en iyi tarafı. Gelelim negatif taraflarına... 

Makina mühendisliği çok zordur güzel arkadaşım. Çok zor derken iyimser davranmış olabilirim. Yani aşırı derecede tatlı bir zorluğu var. Öyle böyle değil. 1. sınıfta hemen hemen bütün mühendislikler ve bilimsel bölümlerle aynı dersleri alırsın (bilime giriş), 2. sınıfta mühendislerle ortak dersler alırsın (mühendisliğe giriş), üçüncü sınıfta makina mühendisliğine ait dersler alırsın (makina mühendisliğne giriş), 4. sınıfta makina mühendisliğinin uzmanlık derslerini alırsın (uzmanlık). Sınıfları da 0'dan 100'e kadar zorluk derecelerine göre sıralayalım:

1. sınıf: 50

2. sınıf: 80

3. sınıf: 250

4. sınıf: 30

Buradan da görüldüğü gibi 3. sınıfın zorluğu limitleri de aşmakta, insanı insanlıktan çıkarmaktadır. Laf aramızda benim hafızam çok iyiydi zamanında. 3. sınıftan sonra eser kalmadı o pırıl pırıl hafızadan. Çok çalışman gerekecek canım arkadaşım. İktisatçı, kamucu, işletmeci çimenlerde yatıp üniversitenin keyfini çıkarırken sen çalışacaksın. Çok çalışacaksın. İpin ucunu bırakmayacaksın. İpi ucunu bırakırsan Allah belanı verecek, bak o kadar da büyük konuşuyorum. 

Arkadaşlık ilişkilerin çok iyi olmak zorunda. Bu bölüm arkadaşsız imkanı yok bitmez. Dürüst olalım... Çok iyi arkadaşlıkların olabileceği gibi sadece not almak, ödev geçirmek için muhabbet edeceğin insanlar da olacak çevrende. Bu işler karşılıklıdır. Bir gün sen ondan ödevini alırsın, bir gün o senden ödevini alır. Tek taraflı olmaz. Sevilmezsin... Paylaşımcı olacaksın. Bu kopya çekmek değildir. Bütün hocalar herkesin ödevleri, projeleri birlikte yaptıklarını bilirler, ses etmezler. Çünkü zamanında da onlar o şekilde yapmışlardır. Öyle ödevler verirler ki o ödevler tek başına yapılmaz zaten. Birlikte yapılsın diye verirler. Alt ve üst dönemlerden de arkadaşların olsun zira alttan ve üstten ders almak zorunda olduğun zaman onlarla çalışmak zorunda kalabilirsin. İş hayatında da hiçbir şeyi yalnız yapmazsın, ekip halinde çalışırsın. İş hayatına da bir nevi giriştir bu yöntem.

Bizim dönem çok şanslıydı şekerim. 200 kişilik makina mühendisliğinin içinde 50 tane de kız vardı. Hem de güzellikleri ODTÜ çapında nam salmış kızlar... Efsaneyi bilirsin, makina mühendisliğinde her 100 erkeğe 100 erkek düşer diye. Normalde doğrudur bu ama dedim ya şanslıydık biz. 2006 mezunları makina mühendisliğinde hem çok fazla kız vardı hem de çok güzel kızlardı. Sen yine de genel kuralın geçerli olduğunu düşün ve aklından çıkarma: Makina mühendisliği erkek mesleğidir, öğrencileri erkektir, çalışacağın yerlerde erkek ağırlıklı olacaktır. This is the rule! Hayat tarzını gözden geçir ve ona göre karar ver. Bir sürü adamla aynı ortamda olmak ister misin? Mesela bu yazıları bir hatun okuyor diyelim... Başta cazip gelebilir belki çevrede rekabet edecek kız olmaması, el üstünde tutuluyor olmak fakat şu açıdan bak: erkek muhabbeti! Her tarafta erkek muhabbetinin döndüğü, estetikten yoksun bir yığın adam! Yakışıklısı da var, çirkini de var ama makina kantinine indiğin zaman hepsi aynı. Bu yazıları erkek okuyor diyelim: her taraf erkek lan! Rezil bir görüntü. Ha zaten böyle bir ortam istiyorsan şahane ama yok ben kızlı ortamlar da istiyorum, yüzlerce herifle aynı ortamda bulunmak benim hayat tarzıma aykırı dersen o zaman ya bu bölüme girmeyeceksin ya da kendine farklı sosyal aktiviteler bulacaksın. 

Kesinlikle üniversite topluluklarına gir kaplan parçası üniversite adayı. Hayatın mühendislik olmasın. Sanat toplulukları olur, spor toplulukları olur, bilimsel topluluklar olur, cins cins envai çeşit topluluk vardır kazandığın okulda. Kat'i suretle katıl bu topluluklara. Yeni, farklı disiplinlerden, farklı bölümlerden, farklı şehirlerden, farklı kültürlerden gelen kızlarla, erkeklerle tanış. İlgi alanlarına zaman ayır, kendini farklı kılacak şeyler yap. 

 

Mezun olduğunda aynı bölümden not ortalaması sana benzer onlarca rakibin olacaktır. Seni farklı kılacak şey üniversite yıllarında yaptığın bilimsel ve sosyal aktivitelerdir.


Yukarıda yazdığım şeyi aklından çıkarma. Mezun olduğunda iş deneyimi olmayan, sınavlara girmiş çıkmış bir makina mühendisi olacaksın. Mülakatlarda sana ne soracaklar? İş tecrübeni mi? Yok öyle bir şey... Üniversite yıllarını nasıl değerlendirdiğini soracaklar. Seni diğerlerinden farklı kılan şeyi soracaklar. Ne cevap vereceksin? İşte topluluklara girip buralarda bir şeyler yaparsan anlatacak çok şeyin olur. Bu altın kuraldır. 

Mezun olmadan önce bir alan seçeceksin kendine bölümde. İş tecrüben olmadığı için de hangi alanı nasıl seçeceğini bilmeyeceksin. Sana tavsiyem, 4. sınıftayken kendinini tanımaya çalış, piyasada değişik alanlarda çalışan makina mühendisleri bul ve onlara ne yaptıklarını sor. Ben 4. sınıfa gelene kadar üretimde çalışırım diyordum. Kire pasa bulaşırım, çok zevkli diyordum. Bir arkadaşım "manyak mısın senin kirle pasla ne işin var sen tasarımlar, analizler yapmalısın, beyin gerektirecek işlerde çalışmalısın" dedi. Hak verdim ve Ar-Ge'ye yöneldim. O gün bu gündür de Ar-Ge alanında çalışıyorum fakat birisi de çıkıp 4. sınıfta bana "ya Ar-Ge'yle uğraşılır mı, giy lacilerini satış mühendisi ol, sosyal ilişkilerin iyidir senin" deseydi "valla lan, ne uğraş'cam teknikle, satışçı olur gezerim" der bambaşka bir aleme akabilirdim. O yüzden değişik alanlarda çalışan insanlarla konuş ve kararını öyle ver. 

Mühendis oldun diye illa mühendislik yapmak zorunda değilsin jaguar parçası. Mühendislik bir yaşam biçimidir, hayat tarzıdır. Her ne iş yaparsan yap, mühendislikte öğrendiğin metotları kullanabilirsin. Makina mühendisliği bu metotların makina alanına uygulanmış halidir. 

Makina mühendisliğinde okurken insanlar seninle dalga geçecektir. "Abazan" diyecektir, "yazık lan çok çalışıyor bunlar" diyecektir. Hiç üzülme... 4. sınıfa gelip de gerçekle yüzleşen "diğer bölümden kızlar" elektronikçi ya da makinacı kapatmak için bu bölümlerin etrafında tur atmaya başlarlar. Böyledir bu... Emin olabilirsin. Mezun olup da herkesten önce iş bulunca, iyi de kazanmaya başlayınca o seninle dalga geçen adamlara zuhaha diye gülüp o seninle dalga geçen kızları da süründürebilirsin. Çok rezil, basit, lineer bir gerçekliktir bu. 

Bölümdeki ve iş yerlerindeki arkadaşlıklara güvenme. O insanlarla orada olmayı sen seçmedin. Aynı bölüme girmiş, aynı işe girmiş bir sürü farklı insanla birlikte olmak zorundasın gün boyunca fakat topluluklardaki arkadaşlıklar öyle değil. Oradaki insanlar seninle aynı zevkleri taşıyan insanlardır... İstemediğin zaman oradan ayrılabilirsin, seni orada zorla tutan hiçbir şey yok. O yüzden üniversite yıllarında topluluklara gir ve iyi arkadaşlıklar edinmeye bak. Yıllar sonra bile arkandan gelecek arkadaşlıklar bu topluluklardan edineceğin arkadaşlıklar olacaktır. 

İşte böyle sevgili makina mühendisi aday adayı dostum. Özetleyelim.... Çok çok çok zor bir bölüme gireceğini, bunun karşılığında rahat iş bulacağını düşünerek tercihini yap. Sosyal çevreni bölüm ve yurtla kısıtlı tutma, toplulukları ihmal etme. Hadi kolay gelsin. 

Not: Bu arada... www.farklisesler.com adresine girmeyi unutma.

Özünlü@2017 - info@ozcanmutluozunlu.com