Özcan Mutlu Özünlü

Uuu beybi...

Sebastian Üzerine Güzellemeler - 2

Uşak ile Uşşak arasındaki farkı biliyor musun Sebastian? Hiçbir firkin yok değil mi? Hah! Ne beklemeliydim ki zaten? Uşşak’ta iki koma si bemol varken Uşak’ta sadece üzüm var, anlıyor musun beni? Hahahah... Nasıl da laf ebeliği yaptım görüyorsun değil mi? Uşak’ın komşusu Manisa, sen de bir uşaksın o zaman senin komşun da mı Manisa? Hahhahhah, bak ikinci espiriyi de patlattım farkındaysan. Sen neden gülmüyorsun Sebo? Sebo dedim diye gücenmedin bana değil mi? Ben sadece sevdiklerime böyle derim. Sen de Bay Richardo’nun bu eve mirasısın, severim seni. Zaten Latinler mal mülkün yanı sıra evlerine uşaklarını da miras bırakırlar. Eski bir Şaman geleneği olsa gerek. 


Natalia Oreiro vardı bir zamanlar, hey gidi... Nam-ı diğer Milagros. “Vahşi Güzel”. O zamanlar üniversite sınavına hazırlanıyoruz fakat ders çalışmaktan beyni höşnemiş, gözlerinde fer kalmamış biz Latinözentisigençlik, hiçbir fedakarlıktan kaçınmaz Kanal D’nin o heybetli dizisinin başında Milagros’u ve Latinolsundaçamurdanolsuninsancıkların aşk, hırs, ihtiras dolu o keyifli (böh!) hayatlarını izlerdik. O zamanlar Sebastian değildi evin uşağı, Bernardo’ydu. Milagros’un dayısı. Olsun... Sen de çok bi’ örtüşüyorsun o Bernardo’yla Sebo. Sanki gözümde yarattığım Sebastian karakterinin müphem bir Bernardo kişiliği var, evet. İtiraf ediyorum, Bernardo senin bedeninde can buldu Sebo. O sensin, sen de o.

Şaman dedim de aklıma geldi Sebastian. Şaman Rusçada şarlatan demekmiş biliyor musun? Ne bileceksin sen gerizakalı!

Arcantiğnaaaa.... Yoksa sen de mi Buenos Aires’in bataklıklarından gün yüzüne çıktın Sebastian? Avrupa’dan göçmüş genç, yakışıklı, ama bir o kadar da bedbaht, fakir, işsiz, güçsüz müydün sen de? Neler yaptı o batakhane gülleri sana? Dans ettin mi? Senin içinde de bir Piazzolla var mıydı yoksa kahpe felek mi seni benim dilime uşak olarak düşürdü? Sen de istemez miydin Carlos Sebastian Gardel olmayı?

Ben isterdim...

Uzaksın buralara Sebastian... Ayrı bir iklimden geliyorsun ya da iklim seni bizden ayrıştırıyor. Senin oralarla bizim buraların fakirlikten başka hiçbir ortak yanı yok. Kaç kurtar kendini, büyük adam ol, zengin ol, istediğini yap, gez, dolaş, emret, iste, olsun... Ve adın Sebastian olarak kalmasın bundan sonra. Sebastian senin makus talihinin uğursuz sıfatı olsun, itekle onu, üfle, silkele, tekmele, çıkar hayatından. Azâd ettim seni, fikrimi değiştirmeden git... Hatta Uşak’a yerleş, üzüm yetiştir, kendi şarabını kendin yap, sadece kendine hizmet et, güzel bir kadın bul kendine, evlen, onunla beraber çalışın bağlarda, ya da çalışmayın, kendinize bir uşak tutun, o çalışsın, siz de çarkın çark eden dişlisi değil de redüktörlü, 70 kW gücündeki motoru olun. Evet yap bunları Sebastian. Fikrimi değiştirmeden git hemen.

Ha unutmadan... Uşşak çalıyorsan çıkarken 2 koma inerken 3 koma si bemol basacaksın.

22 Haziran 2009

Özünlü@2017 - info@ozcanmutluozunlu.com