Özcan Mutlu Özünlü

Uuu beybi...

Ankara

ankaraSaat gece 04.28 Günlük... Uyuyamıyorum. 

32 yılımı geçirdiğim şehrimde 5 ayda 3. kez bomba patladı. Yüzlerce insan öldü, binlercesinin kolu bacağı koptu, tenlerinde, ruhlarında ölümden beter yaralar kaldı. Nasıl uyuyayım? Bağdat'tan, Felluce'den farkımız kalmadı. 

Sana bugün burada sosyal medyada herkesin yaptığı gibi kin kusmayacağım. Sadece aynı odada nefes aldığım ve ara ara ağlamalarıyla, mızırdanmalarıyla tatlı tatlı uykumdan uyandıran o en sevdiğim insana nasıl bir gelecek sunacağımı sormaya geldim. Düşünüyoruz annesiyle... N'apacağız biz? Bir gün bir maganda kurşununa, bir canlı bombaya, durakta beklerken freni patlamış bir çimento arabasına yenilmeden bu ülkede nasıl yaşayacağız? Bu ülkeden çekip gitsek geride kalanlarımız, canlarımız n'olacak? Kaçmak bu kadar kolay mı Günlük? Kaçmak istesek kaçabiliecek miyiz? 

Bugün öğleden sonra uzun zamandan beri yapamadığımız bir şeyi yaptık Ber'le: Yürüyüş yaptık. Poy doğduğundan beridir evden doğru düzgün çıktığımız yoktu. Hava tam bahar havası... Bu kadar güzel bir havada, bir pazar yürüyüşünde bizim konumuz neydi peki? Amerikan Büyükelçiliğinin vatandaşları için yaptığı bomba uyarısı... Yazık değil mi bize? Yazık değil mi hayatını huzurla geçirip, bir evlat yetiştirip de yastığında ölüp gitmek isteyen masum insanlara? Bu korkuları yüreğimize salmanız çok mu elzemdi ey parasına para, gücüne güç katmak isteyenler? Oturduk bir kafede bir şeyler içtik. Ve benim gözüm caddedeydi Günlük... Her an bomba yüklü bir araç, ne bileyim, üzerimize saldıracak bir canlı bomba bekledim. Akşamına da olan oldu zaten. Yersiz kaygılar değilmiş hakikaten.

Yazık değil miydi benim meyve suyu içerken geçirdiğim huzurlu bir yarım saate? Yazık değil miydi evinden sürülen, göç ettirilen, açlıkla, sefaletle Ege Denizi'nin dibini boylayan masumlara? Yazık değil miydi sadece evine dönmek için otobüs beklerken katledilen insanlara? Yazık değil miydi bir gece kulübünde eğlenirken üzerlerine ateş açılan insalara?

Geçen sene bugün Mardin'deydik. Diyarbakır-Mardin turistik gezisi yapmıştık. Bugün artık ne Mardin kaldı, ne Diyarbakır kaldı, ne de Ankara... 

Sana bu satırları yazarken 36 günlük olan Poy beşiğinde mızırdana mızırdana uyuyor sevgili Günlük. Ben de birazdan gidip onu kucağıma alacağım ve öpüp öpüp koklayacağım. Yarınımız belli değil. Ne ben ona ne de o bana hasret kalmadan alsın babasının kokusunu, tanısın beni. Ben de onun aldığı her nefese şükredeyim.

Mut... 

Özünlü@2017 - info@ozcanmutluozunlu.com