Özcan Mutlu Özünlü

Uuu beybi...

Çiftlik

ciftlikKonya Yolu'na çıkmam gerekiyordu ve Anadolu Bulvarı tıkanmıştı köprü inşaatından dolayı Günlük. İstanbul Yolu'na döndüm ben de, Atatürk Orman Çiftlik'i üzerinden Konya Yolu'na çıkayım dedim. Çiftlik'in yolları dardır, çok kaza olur, bir de ortasında hemzemin geçit olduğu için trafik allakbullak bir hal alır. Kendimi o kalabalığa hazırladım fakat yol akıyordu. Hatta hemzemin geçide geldiğimde gördüklerime inanamadım. Ankara trafiğinin en kalabalık olan bölgelerinden birisinin üzerinde muhteşem bir köprü vardı. Hem de öyle bir köprü ki Günlük, sanki Ankara - İstanbul çevre yolu bağlantısı gibi geniş virajlar, büyük ayaklar... 

Ne güzel değil mi? Trafik sorunu bitmiş... Çok güzel... Peki ya o güzel Atatürk Orman Çiftliği'nin dokusu? O ağaçlar? Nerede o ağaçlar? Ağaçlar yoktu. Bu bölge böyle değildi, ağaçlıktı... Kesilmiş... Umarım kesilmemiştir, başka yere nakledilmiştir ya da ben yanlış hatırlıyorumdur. Resmen çorak bir araziye dönmüş güzelim Çiftlik. 

vosvos

İlkokuldaydım Günlük... Hayır, ilkokuldan da önceydi. Vosvos'umuz vardı bi' tane... Böyle resimdeki gibi 74 model de değildi, 65 modeldi. 1965 kırmızı Vosvos... Nerededir ki şimdi? 6 yılımız geçti o Vosvos'la. 1984 - 1990. Nerelerde nerelerde yollarda kalmadık ki? Her 100 kilometrede bir mola vermek zorundaydık motoru soğusun diye. Farı bozulmuştu da Ankara - Ereğli arasında el fenerini dayım koluyla camdan çıkarıp aydınlatarak ilerlemiştik yolda.  06 ZN 548. Yaşıyorsa, bir yerlerde görürsen selam söyle benim canım Vosvos'uma Günlük. 

İlkokuldaydım Günlük... Hayır, ilkokuldan önceydi. Vosvos'la Çiftlik'teki o hemzemin geçitten geçiyorduk. Bariyerler zillerini çala çala kapanmaya başlamıştı. Trafik çok yavaştı ve bariyerler kapanıyordu. Üstümüze kapanacaktı neredeyse...

Üstümüze kapanmasından daha fenası da arada kalmamızdı. Bariyerler din din din din ede ede kapanıyor ve biz tam olarak tren raylarının ortasında duruyorduk. Treni uzaktan görüyorum, geliyor afacan. O gelirken biz tin tin ilerliyoruz, biz tin tin ilerlerken bariyer din din iniyor, bizi arada bırakıyor... 

Bırakmadı tabi... Geçtik. Ama 4 yaşındaki çocuğun psikolojisiyle sanki orada kalacakmışız gibi hissetmiştim. Hemzemin geçitlerden geçerken hala korkarım. Hele o din din din diye inen bariyerlerden, o din din sesinden... Bugün Çiftlik'ten geçerken o hemzemin geçidin üstüne otoban köprüsünün dikildiğini gördüm. Halbuki daha 1-2 ay önce oradan geçtiğimde bir şey yoktu. Ne ara yaptınız o köprüyü, ne ara yok ettiniz o kadar ağacı, ne ara mum diktiniz anılarımın üstüne? 

Anıları falan geçtim Günlük, umarım oradaki ağaçlar kesilmemiştir. O kadar kel, kurak, rezil bir görüntü oluşmuş ki o vahanın ortasında, insanın içi acıyor yemin ediyorum... 

Mut...

 

Özünlü@2017 - info@ozcanmutluozunlu.com