Özcan Mutlu Özünlü

Uuu beybi...

Pazzzartesi Sendromu

pazzzartesisendromuPazartesi sendromu yaşamıyorum ben Günlük. Bilakis, pazartesileri işe geldiğimde kendimi çok daha dinç hissediyorum. Kafa tertemiz, dimağ pırı pırıl. Mis! Her pazar akşamı Facebook’ta, Twitter’da pazartesiye küfreden insanlara bakınca da meheheeh diye gülüyorum afacan afacan.

Pazartesi sendromu yaşamayan bir grubun işini çok severek yaptığını, hatta işkolik olduklarını düşünüyorum. Bu insanlar için pazartesi adeta haftanın en aydınlık günü, tembel geçen bir hafta sonundan sonra gelen bir kurtarıcıdır. Tanıyorum pazartesi gününe böyle anlamlar yükleyen, hayatlarını işten ibaret eylemiş insanları.

Bence pazartesi sendromunu yaşayanlar ise hafta içini ölü gibi görüp, bu akşamlarda hiçbir şey yapmayıp tüm hayatını hafta sonuna bağlayanlardır. Pazartesinin gelmesi demek bomboş geçecek 5 gün demektir. “Evden işe işten eve” gitmektir.

Hadi evli insanları bir nebze olsun anlayabilirim ya da yalnız yaşayan, çamaşırını, bulaşığını kendisi yıkayanları... Zaten eve gel, yemeğini hazırla, ye, kaldır, yıka, saat oluyor bilmem kaç! Fakat ailesiyle yaşayıp, işten eve gelince bomboş bir hayat geçirenleri anlamıyorum Günlük. Koskoca bir akşam senin önünde mis gibi yatıyor işte. Yap ne yapmak istiyorsan, boş geçirme ömrünü. Yoğun bir iş günü geçirsen dahi şu gençlik ele bir kez geçer, dans kurlarına git, enstrüman çalmayı öğren, derneklere gir, siyasi partilerin gençlik kollarına katıl, bir şeyler yap, boş geçirme akşamları. Yok, çok yoruluyoruz deyip de akşam Fatmagül’ün suçunu merak etmekle geçen bir gençlik yetişti artık. E bütün neş’esini cumartesi - pazara bağlayınca da ortaya nur topu gibi bir pazartesi sendromu çıkıyor doğal olarak.

Ben de pazartesi sendromu yaşamıyorum ama bunun nedeni işimi çok sevmem değil. Ben son zamanlarda işi sadece “para kazanma aracı” olarak görmeye başladım. Ona özel anlamlar, büyük misyonlar yüklemekten vazgeçtim. Ötesi yok benim için. Ben hafta içlerimi çok iyi değerlendiriyorum Günlük. Benim için çarşamba ile cumartesi arasında fark yok. Bunun belki de en büyük nedeni uyku sorunu çekmememdir. 4-5 saatlik uyku yetiyor bana. Yani Salı akşamı eve 12’de girip yatağa 2’de girsem dahi 6’da çok rahat kalkabiliyorum. Hafta sonu uykusu mu? Yok öyle bir şey Günlük! Bilmem kaçta yatıp 9’da kalkan bir adamım ne hafta sonu uykusu?!

Bu sendromu yaşamamamın belki de başka bir nedeni işe serbest kıyafetle gelebiliyor olmam. Rahat geçen bir cumartesi pazardan sonra kravatlı ceketli bir üniforma giymiyorum. Günlük kıyafetim, ayağımda spor ayakkabım, kulağımda küpem aynı zamanda iş kıyafetim. İş halimle iş dışı halim arasında keskin geçişler yok. Bence iş yerlerinin serbest kıyafete izin vermesinin çalışanları üzerindeki pazartesi sendromunu azaltmasında etkisi büyük olur.

Pazartesinin kötü bir gün olduğu sanrısını kafandan atarsan her şey daha güzel olacak Günlük. Hele işten çıkınca işle ilgili her şeyi geride bırakabiliyorsan, hobilerine, zevklerine, uğraşlarına hafta içinde zaman ayırabiliyorsan, TV’nin kölesi olmuyorsan, hafta sonuna kutsal anlamlar yüklemiyorsan kalmayacak o Pazartesi sendromu, emin ol.

Mut… 

Özünlü@2017 - info@ozcanmutluozunlu.com